banner1078

4 yıllık üniversiteyi bitireli bir yıl oldu. Hem eğitimim sırasında, hem de mezun olduktan sonra şunu daha iyi anladım, daha çok öğrendim ki, bu ülkede kadınların adı yok, kıymeti yok, önemi yok. Kadını sadece yatak odasında düşünen zihniyet var, o kadar. Baştan söyleyeyim, kadınları, kadın haklarını, kadınların kültürel, sosyal ve toplumsal hayattaki yerini anlatacağım sürekli. Yani kadın cinayetlerini, kadın tacizlerini, iyi hal’den kadın cinayetlerini masum gösterme numaralarını da…

*

Yazarsınız, söylersiniz de, acaba karşınızdakini ne derecede ikna edebiliyorsunuz? Yani anlatımınızda, mimiklerinizi kullanarak da olsa ifadenizde bir eksiklik, bir sıkıntı varsa, ne söyleseniz, ne yazsanız boş.

Önemli olan anlatabilmek. Meramınızı iki kelimede değil, çoklu cümlelerle dile getirirseniz, ikna yeteneğiniz de güçlü ise anlatımınızdan bir şeyler çıkartacaktır muhatabınız.

Koranılı günler yaşıyoruz. Her ne kadar bugün itibariyle kısıtlamalar en alt düzeye indiyse de, yine de hijyene dikkat ediyoruz, maskesiz dışarı çıkamıyoruz ve sosyal mesafeyi olabildiğince korumaya çalışıyoruz.

Her şeyin başı sağlık. Sağlığınız olmazsa dünya sizin olsa ne fayda!

*

Neyi unuttum, kendimi anlatmayı…

Gazeteye, gazeteciliğe yabancı değilim. Zaten 4 yıllık gazetecilik (Sivas Cumhuriyet Üniversitesi) mezuniyetimden sonra, yeniden yuvada olmak, yeniden KİMLİK’te buluşmaktan mutluyum.

Allah var, en büyük arzumdu bir gazetede, sitede yazabilmek, kendimi ifade edebilmek, anlatabilmek. Çok şükür muradıma erdim diyebilirim. İmkân verilirse, sürekli yazmak isterim.

Dil önemli. Üslubunuz daha önemli. Dudaklarınızdan dökülen cümleler yeri gelir birer kurşun olur, hedef tam isabet, zaman olur ağzınızdan çıkan kelimeler, cümleler nice dostluk köprülerinin kurulmasına vesile olur, insanları kaynaştırır, buluşturur, hasret ve özlemleri giderir.

*

Yapmacık olmayacağım.

İçimden geldiği gibi yazacağım. Edebiyat parçalamadan, düşüncelerimi direkt ulaştıracağım size. Ekmek yediğin, ikamet ettiğim bu memleketi yazacağım, bende iz bırakan unutulmaz hatıralarımı yazacağım, kendime, çevreme dair ve bu şehre dair düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.

Dedim ya, en büyük hayalimdi bir gazetede, sitede yazabilmek. Çok şükür bu fırsat, bu imkan verildi bana, değerli büyüğüm Mehmet Fiskeci’ye teşekkür borçluyum.

Diyeceğim şu ki, gecesi gül ve karanfil kokan, Türkçesi bülbül çağrıştıran günler diliyorum hepinize.

Görüşmek üzere…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol