Bir top gül veren ele hasret kaldık!

Bir top gül veren ele hasret kaldık!

Rifat SARIÇAM

10 Haziran 2019, 14:25
Bu makale 327 kez okundu
 Büyüklerimiz, atalarımız; “komşu komşunun külüne muhtaç” demiştir. Ki öyle. Ama günümüzde bu vecizi söz geçerliliğini koruyor mu, endişeliyim.

Ayranı olmayan komşulara ayran ikram edilirdi ve bereket vardı.

Uyuz pınarındaki evlerde Camuz bile vardı.

Manda yuva yapmış söğüt dalına yavrusunu sinek kaptı gördünüz mü?

Camuz türküleri çalar düğünlerde oynarlardı. Eskiden küçükler büyüklere el bağlar, saygılı olurlardı.

Büyüklerde gençlerin çocukların gözlerinden öper bağrına basardı yan yana komşu kapıları açık kalırdı ben çarşıya çıkıyorum belki komşuya bir şey lazım olur alsın diye kapı açık bırakılırdı.

Altın olsa yerinde dururdu kimsenin aklının ucundan bile geçmezdi.

Kazma kürek balta orak çekiş masere kazanı teşt leğen tarhana şabtası çiğ ve çul çuval ne varsa alınır işleri bitince geri yerine konulurdu.

*

Biz öyle gördük öyle yetiştik. Hala da öyleyiz Allah’a şükür.

Şehir çok göç aldı. İşsizlik bacayı sardı.

Aç insan fırın duvarını deler. Allah kimseyi aç ve açıkta bırakmasın ve bizim Kahramanmaraş’ta varlıklı duyarlı insanlar olmasa sosyal patlamalara şahit oluruz

Üretmeden tüketmek çare değil. Deniz biter sel gider kum kalır.

Sonunda ne olursa işsiz güçsüz garibana olur. İşsiz insanların eşi çocukları ne Âlemde bilen var mı?

*

Bunların içinde bunalımlar fırtınaya dönüşüyor mazallâh istenmeyen sonuçlarla son buluyor ne oluyorsa anasız babasız çocuklara oluyor bu da günden güne artıyor.

Sonuç kötü bunların sağlığı beslenmesi sosyal hayata kazandırılması okul önlerinde uyuşturucu tacirlerinin ve istismarcıların eline düşüp suç işleme potansiyeli artmaktadır.

Yolda giderken yan baktın ve beni niye solladın istenmeyen sonuçlarla sonlanıyor.

Geçen günlerde, hanımımla saat 20-30 da Pınarbaşı’na doğru yürüyüşe çıktık ve ben 65 yaş, hanımım 60 yaş. Beş genç binmiş arabaya başlarını da camdan çıkarmışlar yoldan giden hanımlara laf atarak son surat gidiyorlar ve bende güldüm geçtim çocukların ayakları yere basmıyor bulutların üstünde ayak izleri.

Dünyayı biz yarattık var mı ulan biz gibi hareketleri eylemlerine yansıyor.

*

Bu yara kimin yarası ve çaresi onu o boşluğa iten sosyal yaraya neşter vuran eğitiminden sağlığından işinden gücünden ona iş imkanı veren ve bulan sosyal hayata katamayanların suçu yok mu?

Nasrettin Hoca’nın eşşeği çalınmış

“Hoca sen de eşeği sağlam kazığa bağlasaydın” demişler kimi de ahırın kapısına kilit vursaydın demiş. Hoca sinirlenmiş; “Yahu hep beni suçluyorsunuz. Hırsızın hiç mi suçu yok!” cevabını vermiş. 

Yorum Gönder